Alanya Belediyesi tarafından yürütülen riskli yapı tespit çalışmalarında elde edilen veriler, şehrin bina stokunun önemli bir kısmının depreme karşı dayanıksız olabileceğini gösteriyor. Teste giren 686 binadan neredeyse tamamının, yani %97'sinin riskli çıkması, bölgedeki kentsel dönüşüm ihtiyacının aciliyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
YIKIM SÜRECİ HUKUKİ ENGELLERE TAKILIYOR
Riskli yapılar için yıkım süreci başlamış olsa da, ne yazık ki işlemlerin yavaş ilerlediği belirtiliyor. Edinilen bilgilere göre, yıkım kararlarının yargıya taşınması halinde sürecin 3 ila 5 yıl arasında uzaması bekleniyor. Özellikle kaçak yapılar için mahkeme süreçlerinin zorunlu olması, süreci daha da karmaşık hale getiriyor.
"TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN MAĞDURİYETLER YAŞANMASIN"
Belediye encümeni tarafından alınan yıkım kararlarının idare mahkemesine taşınması durumunda sürecin uzayabileceği vurgulanıyor. Belediye yetkilileri, "Encümen yıkım kararı verebilir ama bu karar mahkemeye gittiğinde sonuç alınması yıllar sürebiliyor. Telafisi mümkün olmayan mağduriyetler yaşanmasın diye süreç tamamlanmadan müdahale etmiyoruz" şeklinde bir açıklama yaptı. Bu durum, hem vatandaşların mağdur olmaması hem de hukuki sürecin doğru işlemesi adına titiz bir yaklaşım sergilendiğini gösteriyor.
BELEDİYE HUKUKİ SINIRLAR İÇİNDE HAREKET EDİYOR
Bazı yapı sahiplerinin bu hukuki süreci kötüye kullandığı yönünde bilgiler gelmesine rağmen, Alanya Belediyesi'nin hukuki sınırlar dışına çıkmadan hareket etmek zorunda olduğu belirtiliyor. Bu hassasiyet, sürecin şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi açısından önem taşıyor.
Alanya'da yüzlerce riskli binanın akıbeti merakla beklenirken, kentsel dönüşüm ve depreme dayanıklı yapılar konusunda atılacak adımlar önümüzdeki dönemde büyük önem taşıyacak.