KÖŞE YAZISI - Muammer SOYLU
Her yıl büyük bir heyecan ve coşkuyla Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen ve dünyanın en büyük turizm buluşmalarından biri kabul edilen ITB Berlin Turizm Fuarı, bu yıl 3–5 Mart tarihleri arasında 60. kez kapılarını ziyaretçilere açtı.
Dünya genelindeki turizm profesyonellerini bir araya getirerek pazarları tanımak, yeni iş fırsatları yaratmak ve stratejik ortaklıklar geliştirmek için önemli bir platform sunan fuarda, Alanya standı yine yoğun ilgi gördü.
800 yıllık tarihiyle Alanya’nın simgesi olan Kızılkule mirası, dev dijital ekranlar ve etkileyici görsel şovlarla Berlin’e taşındı. Alanya, doğası, tarihi ve turizm çeşitliliğini modern bir sunumla harmanlayarak fuar ziyaretçilerine unutulmaz bir atmosfer yaşattı.
Turizm acenteleri, tur operatörleri, oteller, tatil köyleri, havayolları, ulaşım firmaları, destinasyon tanıtım kuruluşları ve seyahat teknolojisi şirketlerinin yoğun katılım gösterdiği fuarda sektörün hemen her alanı temsil edildi. Katılımcı profili oldukça genişti ve temaslar son derece verimli geçti.
Bu benim katıldığım üçüncü ITB Berlin fuarıydı. Ancak açıkça söylemeliyim ki Alanya’ya gösterilen ilgi bu yıl adeta zirve yaptı. Ziyaretçi akınına uğrayan Alanya standı, artık kabuğunu kırmış, özgüveni yüksek ve uluslararası turizm sahnesinde güçlü bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini gösterdi.
Fuarın dikkat çeken bir diğer yönü ise Orta Doğu’daki İran–ABD–İsrail geriliminin yansımalarıydı. Bahreyn, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin stantlarında savaşın gölgesi hissediliyordu. Bu ülkelerin fuarda yer aldıkları stantlarında hiçbir hareketlilik yaşamadı. Organizasyon Messe Berlin GmtH tarafından yapılan açıklamada ise İsrail hükümetinin ITB Berlin 2026’ya katılımını iptal ettiğini duyurdu.
Tüm bu gelişmeler Türk turizmi açısından bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Özellikle Alanyalı turizm esnafı, İran–ABD–İsrail geriliminin 2026 sezonuna nasıl yansıyacağını merak ediyor.
Ancak şu bir gerçek ki; ITB Berlin 2026’da Alanya üç gün boyunca adeta bir şiir gibi anlatıldı ve ziyaretçilerin hafızasında güçlü bir iz bıraktı.
Fuar süresince dünyanın önde gelen tur operatörleri de Alanya standını ziyaret etti. Schauinsland- Reisen Direktörü Björn Conrad, TUI Group Genel Müdürü Hasan Öztürk ve Genel Müdür Yardımcısı Burcu Kale, Aurinko Matkat Türkiye Kontrat ve Ürün Müdürü Johanna Oliveira ile Summer Tour Genel Müdürü Ufuk Bozkurt bizzat standı ziyaret ederek Alanya’ya olan ilgilerini ortaya koydu.
Burada bir parantez açmadan geçmek de mümkün değil. Başkan Osman Tarık Özçelik, Alanya standında ağırladığı konukları adeta ustaca bir markaj altında tuttu. Standı ziyaret eden sektörün önemli isimleri ayrılmak üzereyken bile onları Türk misafirperverliğinin en güzel örneğiyle standın girişine kadar uğurladı. Ancak sohbet o noktada bitmedi. Tam tersine, ayakta devam etti. Başkan Özçelik, kısıtlı zamanın her saniyesini değerlendirerek Alanya turizmine dair aklına gelen birçok konuyu konuklarına anlatmayı sürdürdü.
Yani konuklar standdan ayrılmak üzereyken bile Alanya turizmi konuşulmaya devam ediyordu. Bu tablo aslında çok önemli bir gerçeği gösteriyordu: Başkan Özçelik yalnızca misafir ağırlamakla kalmıyor, her fırsatı Alanya’nın tanıtımı için değerlendiren bir mücadele veriyordu.
Bu başarıda emeği geçen; içten ve samimi güler yüzlü tavrıyla Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, gelişmiş kültürü ve mütevazi örneğiyle bilinen ALTAV Başkanı Abdurrahman Açıkalın, Alanyada ticaretin başarılı ismi ALTSO Başkanı Eray Erdem ve Başkan olarak ilk kez katıldığı bu fuarda göz dolduran ALTİD Başkanı Cem Özcan ile birlikte arka planda büyük emek veren tüm ekipleri de ayrıca tebrik etmek gerekir. Üç gün boyunca yorulmadan, yılmadan Alanya’nın turizm potansiyelini anlatmak için büyük bir gayret gösterdiler.
Ve gelelim işin en duygusal tarafına…
Alanya’da yüzlerce otel bulunmasına rağmen ITB Berlin’in 60. yılında fuara Alanya’dan yalnızca üç otelin bireysel katılım göstermesi doğrusu biraz içimizi burktu. Ancak o üç otel vardı ki, adeta koca bir şehri temsil etti.
Alaiye ve Adin Otelleri’ni Hasan Uysal ve Hilal Uysal Namal, Azura Deluxe Resort & Spa Hotel’i Ayhan Cebeci ve Haydarpasha Palace Hotel’i Sedat Öz uluslararası arenada büyük bir özveriyle temsil etti.
Bu isimler yalnızca kendi otellerinin değil, Alanya turizminin de bayrağını taşıdı. Vizyonları, cesaretleri ve uluslararası turizm arenasındaki güçlü duruşlarıyla Alanya’nın adını bir kez daha dünya sahnesine taşıdılar.
Kısacası; o üç isim yalnızca birer turizmci değil, Alanya’nın marka elçileri oldular. Hani derler ya bazen bir şehir, birkaç kişinin inancı, emeğiyle ve kahramanlıklarıyla dünyaya anlatılır. Berlin’de gördüğümüz tablo da tam olarak buydu.




