Alanya’da son günlerde etkili olan aşırı yağış ve fırtına, denizi adeta altüst etti. Dalgaların dövdüğü sahil bandında kumların çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan manzara, define meraklılarını harekete geçirdi. Dev dalgalara ve soğuk havaya aldırış etmeyen çok sayıda kişi, ellerinde metal dedektörleriyle sabahın ilk ışıklarından itibaren dünyaca ünlü plajlara akın etti.
Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak denize girdiği bölgeleri mesken tutan modern defineciler, kumların arasından çıkacak altın, takı ve değerli eşyaların peşine düştü. Dedektörlerin sinyal verdiği her noktayı titizlikle inceleyen vatandaşlar, fırtınanın denizden kıyıya taşıdığı ya da kumun altında kalan "kayıp hazineleri" bulmak için adeta birbiriyle yarıştı.
KLEOPATRA PLAJI’NDA TAHRİBATIN İZLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKTI
Fırtına sadece definecileri değil, sahil şeridindeki çarpıcı bir gerçeği de gün yüzüne çıkardı. Dünyaca ünlü mavi bayraklı Kleopatra Plajı’nda kumun çekilmesiyle birlikte, bölgedeki doğal yapının bozulduğuna dair iddiaları güçlendiren kırık yalı taşları yeniden görüldü. Kıyı hattındaki müdahale izleri, dalgaların çekilmesiyle birlikte çıplak gözle izlenebilir hale geldi.
Fırtına anında tamamen açığa çıkan taşların bir bölümü, denizin sakinleşmesiyle birlikte kısmen kumla örtülse de sahildeki tahribat izleri varlığını sürdürüyor. Alanya sahilleri, bir yanda "altın mesaisi" yapanların heyecanına, diğer yanda ise doğal yapının bozulduğu yönündeki tartışmaların buruk tablosuna ev sahipliği yapıyor.





