"Antalya en fazla istihdam kaybeden il"

banner18

ATSO Başkanı Davut Çetin, pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen ilin Antalya olduğunu belirterek, ”Dünyada pandemiden en fazla etkilenen sektörler havayolu taşımacılığı ve turizmdir. Bu nedenle Türkiye’de pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen il Antalya’dır. SGK’nın Haziran ayı rakamları yeni yayımlandı. Haziran ayı itibarıyla kayıtlı aktif ücretli sayısı Türkiye genelinde 295 bin düşmüştür, bunun 148 bini, yani yarısı Antalya’dır. Antalya en fazla kayıtlı istihdam kaybeden ildir” dedi.

banner94
"Antalya en fazla istihdam kaybeden il"
16 Eylül 2020 Çarşamba 15:08

Önümüzdeki ayların vergi, prim ödemeleri ayları olduğunu da hatırlatan Çetin, ciroları artan sektörlerin ödeme yapabileceğini, ama işyerleri kapanmış, kapasitesi düşmüş işletmelerin ödeme gücünün düzelmediğini kaydetti. Çetin, " İl ve sektör bazında seçici destek verilmeli ve Antalya için destekler 2021 yılı sonuna kadar devam ettirilmelidir. Cirosunu %60-70 kaybeden sektör varken, ciro kaybı yaşamamış sektöre destek verilmemelidir.” dedi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meslek Komiteleri Müşterek Toplantısı online olarak gerçekleşti. Toplantıda pandeminin Antalya ekonomisine etkileri ve sektörel sorunlar ele alınırken, Başkan Davut Çetin tarafından üyelere Oda’nın yaptığı çalışmalar aktarıldı. Toplantının ikinci bölümünde ise ekonomist Mahfi Eğilmez tarafından üyelere ‘Türkiye ve Dünyada Ekonomik Görünümü’ konusunda bir sunum yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan Başkan Davut Çetin, pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen ilin Antalya olduğunu belirterek, ”Dünyada pandemiden en fazla etkilenen sektörler havayolu taşımacılığı ve turizmdir. Bu nedenle Türkiye’de pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen il Antalya’dır. SGK’nın Haziran ayı rakamları yeni yayımlandı. Haziran ayı itibarıyla kayıtlı aktif ücretli sayısı Türkiye genelinde 295 bin düşmüştür, bunun 148 bini, yani yarısı Antalya’dır. Antalya en fazla kayıtlı istihdam kaybeden ildir” dedi.

Pandemi sürecinde Odanın son derece yoğun bir mesai yürüttüğünü kaydeden Başka Çetin, bu süreçte ATSO’da yapılan çalışmaları üyelere anlattı. Pandeminin en çok turizmi ve Antalya’yı etkileyeceğini öngördüklerini söyleyen Çetin sözlerine şöyle devam etti: “Mayıs ayında durumu daha iyi anlatmak için Kalkınma Ajansı desteğiyle Üniversiteye bir rapor hazırlattık. Ayrıca bir anket yaptık. Bölgesel girdi-çıktı tablosuyla turizmde daralmanın Antalya ekonomisine etkisi araştırıldı. Mayıs ayında turizmde bugünkü duruma geleceğimizi senaryolarla ortaya koyduk. Turist sayısının 2.5 ila 5 milyon arasında kalabileceğini, ikinci çeyrekte Antalya ekonomisinde %28 civarında daralma olacağını, yıl genelinde %15 ile %22 arasında daralma beklediğimizi söyledik. Uçuşlar başlayınca turizm eski günlere döner diye düşünülüyordu. Oysa Rusya, İngiltere gibi ülkelerde bile eski günlere dönüş olmadı. 13 Eylül itibariyle ziyaretçi sayımız 2 milyon olmuştur ve geçen yıla göre %83 düşüş söz konusudur. 2 milyon turistin 700 bini Rusya, 354 bini Ukrayna, 239 bini Almanya, 148 bini İngiltere’den gelmiştir. Rusya pazarında da düşüş oranı yine %83’dür.”

TURİZMDEKİ DÜŞÜŞ BÜTÜN EKONOMİYİ ETKİLİYOR

Pandemiye rağmen Antalya turizminin güvenli işletme sertifikalarıyla önemli bir aşama kaydettiğini kaydeden Davut Çetin, “Turizmde artık asıl mesele gelecek yıllardaki toparlanma hızı olacaktır, güvenli turizm sertifikasına ihtiyaç gelecek yıl devam edecektir. Fakat sonuç itibariyla turizmde düşüş, bütün ekonomiyi etkilemektedir. Turizm gelirinde 7 aylık kayıp yaklaşık 11 milyar dolardır. Şu dönemde cari açık artışının ve döviz sıkıntısının bir sebebi de budur. Biz raporumuzla hem turizmdeki bu kaybı öngördük hem de turizmden en fazla etkilenen sektörleri de belirledik. Bu tablo pandemiden ve turizmdeki kayıptan en fazla etkilenen sektörleri göstermektedir. Burada daha çok hizmet sektörleri yer almıştır” şeklinde konuştu.

Rapor dışında anket çalışması da yaptıklarını hatırlatan Başkan Çetin, anketle sektörlerin ciro ve istihdam düşüşünü, ihtiyaçları tespit ettiklerini bildirdi.

Anket çalışmasıyla üyelerin ekonomi yönetiminden beklentilerini de belirlediklerini söyleyen Başkan Çetin, “Anketten çıkan en önemli talepler, vergi ve prim indirimi, desteklerin 2021 yılında da devam etmesi, kira desteği gibi genel gider destekleri verilmesi oldu” dedi.

MESLEK KOMİTELERİ NE BEKLİYOR

ATSO Meslek Komitelerinin beklentilerine de değinen Başkan Davut Çetin, vergi ve SGK prim yükünün azaltılması, Pandemiden etkilenen sektörlerde ödemelerin 2021 yılına ertelenmesi ve yayılması, Kira desteği, Kamu kurumlarının özel sektöre borçlarının ve KDV alacaklarının ödenmesi, Kısa çalışma ödeneğinin devam etmesi, Mücbir sebep kapsamında vergi ve prim ertelemesinin kritik sektörlerde devam etmesi, Talebin düştüğü sektörlerde KDV ve ÖTV indirimleriyle talebin desteklenmesi, Eximbank stok finansman destek sürecinin hızlandırılması taleplerini devamlı olarak dile getirdiklerini belirterek oluşturulan raporların ilgili bakanlara gönderdiklerini, desteklerin il ve sektöre göre verilmesini gerektiğini söylediklerini kaydetti.

Ekonomi yönetiminin Odalar ve Borsalar Birliği ile Nisan ve Mayıs aylarında sürekli toplantılar yaptığını ve önemli destekler sağladığını söyleyen Başkan Çetin şunları söyledi: “Kredi paketleri arka arkaya açıklandı, biz de Nefes kredi sağladık. Vergi ertelemesi, kısa çalışma ödeneği, kredi paketi sayesinde hem işletmeler nefes aldı hem de ekonomide Haziran sonrası toparlanma başladı. Pandemiden bu yana TL kredilerde artış 500 milyar liradır, 5 ayda %30 artış olmuştur. Antalya 25-30 milyar civarında kredi kullandı. Bu sayede krizin etkileri bir nebze azaldı. Antalya’da yaklaşık 140 bin çalışan için kısa çalışma ödeneği alındı. Bugüne kadar kısa çalışma için İşsizlik fonundan toplam 18 milyar ödendi, Antalya buradan 800 milyon lira civarında ödeme aldı. Bunun dışında Temmuz sonunda turizmde ve yeme-içme sektöründe KDV indirimi yapıldı, kira stopaj indirimi yapıldı, son olarak eğitimde KDV indirildi.

KİŞİ BAŞI GELİRDE 8 BİN DOLARA DOĞRU İNİYORUZ

Bu arada Merkez Bankası da hatalar yapmıştır. Kredi ve faiz konusunda aşırı gaza basılmıştır, kredi alıp altına yatıran olmuştur. Hem faize hem dövize müdahale edilmiş, Merkez Bankası rezervi 7 ayda 33 milyar dolar azalmıştır. Bunun sonucunda hem faiz hem döviz kuru artmıştır. Temmuz ve Ağustos’ta konut, otomobil satışı, beyaz eşya satışı rekor kırdı, ama şimdi girdi maliyetleri arttı, konut ve araba fiyatları uçtu ve piyasa durdu. Bu V tipi büyüme, W tipi büyümeye dönebilir, çünkü döviz artınca bizde samanın fiyatı bile artıyor. Kişi başı gelirde 8 bin dolara doğru iniyoruz.

ABD ve Almanya gibi ülkeler ekonomiye kredi dışında bütçeden de büyük destek verdiler, bizde krediye ağırlık verildi. Almanya bazı kredileri pandemiden önce devamlı zarar göstermiş firmalara vermedi. ABD bazı kredi desteklerini kredinin tedarikçi, ücret, genel gider ödemelerine harcanmasına bağladı. ABD’de pandemi nedeniyle 200 bin can kaybı yaşandı, ama ekonomide küçülme bizimle aynı düzeyde oldu. Bizim basında ABD %31 gibi küçüldü gibi haberler çıktı, ama doğrusu %9.5’dur.”

KURUNUN YANINDA YAŞ DA YANACAK

Ekonomide orta vadeli planın açıklanmasını beklediklerini kaydeden Çetin, Orta vadeli planda ekonomik desteklere açıklık getirmesini, detaylı programların ortaya konulmasını istedi.

“Önümüzdeki aylar vergi, prim ödemeleri aylarıdır” diyen Başkan Çetin, Mayıs ayından bu yana Ekim sonrasında vergi ödemeleri için uyarıda bulunduğunu hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti: “Ciroları artan sektörler ödeme yapabilir, ama işyerleri kapanmış, kapasitesi düşmüş işletmelerin ödeme gücü düzelmedi. Bu nedenle aylardan beri il ve sektör bazında seçici destek verilsin ve Antalya için destekler 2021 yılı sonuna kadar devam ettirilsin diyorum. Vergi ve prim desteklerinde pandemiden ve turizm kaybından etkilenmiş il ve sektörlere öncelik verilmelidir. Cirosunu %60-70 kaybeden sektör varken, ciro kaybı yaşamamış sektöre destek verilmemelidir, bu yapılmadığı takdirde kurunun yanında yaş da yanacaktır. Yapısal reform adımları görmek istiyoruz. Reformlar yapılmadan kalıcı destekler devam edemez ve kalıcı bir toparlanma olamaz. Ekonomi yönetiminin reformları gündeme alacağını, taleplerimizin karşılık bulacağını ümit ediyorum.”

AKDENİZ'DE BÜYÜK MÜCADELE EDİYORUZ

Ülke olarak pandemi ve ekonomik sorunların dışında, Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta da büyük bir mücadele verdiğini belirten Çetin, “Fransa, Yunanistan’ı kışkırtmaktadır. ABD Rum kesimiyle bir anlaşma yaptı. Avrupa Birliği yaptırım tehdidinde bulundu. Yunan Cumhurbaşkanı Meis adasında askerlerle poz vermiştir. Türkiye Akdeniz’de çok doğru adımlar atmıştır, fakat kazanmak için önce iletişim savaşını kazanmalıyız. Dünyada güçlü olmamızın yolu demokraside güçlü olmaktan geçmektedir. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nda kongreler yaparak, Ankara’da Millet Meclisi dünyada itibar sağlamış, milleti harekete geçirmiştir. Meclisin, muhalefetin ve sivil toplumun güçlü olması dış politikada güç sağlamaktadır. Akdeniz ve Mavi Vatan meselesinden bu ders de çıkarılmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi biran önce tatilden dönmelidir” şeklinde konuştu.

ATSO CAMİASINA TEŞEKKÜR

Büyük sıkıntılara rağmen ATSO meclisi, komiteleri, personeli ile düzenli çalışmaya devam ettiğini söyleyen Başkan Davut Çetin, “Bundan hepimiz gurur duymalıyız. Bu konuda hepinize teşekkür ediyorum. Birçok komitemizle önlemler üzerinde çalıştık, işyeri kapanmalarında sürekli istişare sağladık. Turizm grubumuz, ticaret grubumuz pandemi başında aktif çalışmışlardır. Bazı komitelerimiz eğitimler yapmıştır, genişletilmiş toplantılar yapılmıştır. Taşıt Kiralama grubumuz mesleki yeterlik çalışması yürütmektedir. Bu dönemde otellerimiz, restoran ve kafe gibi işletmelerimiz uzun süre kapalı kaldılar, zarar ettiler. AVM’ler kapalı kaldı, hem pandemiden hem turizmden etkilendiler. Eğlence yerleri, SPA işletmeleri neredeyse açılmadı. Kira, elektrik gibi harcamalar ciddi sorun oldu. Eğitim kurumlarında, kreşlerde ayrı sorunlar yaşanıyor. Kamu kurumlarının ve belediyelerin ödemelerinde sıkıntılar iyice arttı. Medikal sektörü bu konuda büyük sorun yaşıyor. Kamunun medikal sektöre 4-5 yıllık birikmiş borçları var ve şimdi borcun önemli kısmının silinmesini istiyorlar. Bu tür uygulamalar ticaret kurallarına aykırıdır. Ayrıca ikide bir değişen uygulamalar başlı başına bir mesele halini almıştır. Toplu taşımada kalabalıklar önlenemedi, uçaklarda orta koltuklardan vazgeçilmedi, marketlerde mesafe kuralı uygulanamadı, pazarlarda önlemler iki hafta sürdü. Bunların yerine en fazla kısıtlama eğlence yerlerine, konser ve tiyatro gibi yerlere getirildi. En azından bu işletmelerin zararlarının karşılanması gerekir. Oda olarak bütün sorunları, mevzuat konularını ve destek taleplerini hem TOBB’a hem Bakanlıklara iletiyoruz. Sorunlar bazen belediye ile ilgili oluyor, oraya müdahale ediyoruz. Bazen Valilikle ilgili oluyor, onu çözüyoruz” dedi.

HERKES POPÜLİZMDEN KAÇINMALI

Sorunların çözümü için bürokrasinin Odalarla birlikte çalışması gerektiğine değinen Çetin, “Medyada ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sektörel sorunların tartışılması ve herkesin popülizmden kaçınması gerekiyor. Bizim taleplerimizin karşılık bulması için bürokrasinin Odalara kulak vermesi, sorması gerekiyor. Bir sıkıntımız popülizmdir. Haziran ayından sonra birçok kurum ekonomi iyi gidiyor diye açıklamalar yaptı. Bunlar ekonomi yönetiminde rehavet yaratabiliyor. Ayrıca sorunların ulusal basın tarafından ele alınması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tartışılması gerekiyor ki herkes neyin nasıl olması gerektiğini anlasın. Maalesef artık herkesin sosyal medyası, televizyonu, gazetesi farklı. Kimse kimseyi duymuyor. Büyük Millet Meclisi zaten tatildedir. Bu faktörler sorunların çözülmesini zorlaştırmaktadır” şeklinde konuştu.

Toplantının ikinci bölümünde iktisatçı Mahfi Eğilmez tarafından üyelere ‘Türkiye ve Dünyada Ekonomik Görünümü’ konusunda bir sunum yapıldı. Eğilmez, bütün dünyada ekonomik sistemde ciddi bir küçülme olduğunu belirterek “Dünyanın 4 büyük ekonomisi ABD, Çin, Euro bölgesi ve Japonya ekonomilerinin hepsinde müthiş bir çöküş var. Bu çöküş 2008 yılındaki krizden daha derin bir çöküş. Şu anda karşımızda olan sorun 2008-2009 yıllarındaki yaşanan krizden daha ağır” şeklinde konuştu.

Mahfi Eğilmez, ülkeler arasında ticaret savaşlarının devam ettiğine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkelerin birbirinden ticareti kısıtladığı bir dönemden geçiliyor. Bu durum bizim ekonomimizi de çok etkiliyor. Bu da büyüme ile ticaret arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Dünya sistemi uluslararası ticarete ne kadar açıksa, büyüme de o kadar çok oluyor.” Eğilmez, sunumuna Türkiye ve dünya ekonomilerinden örnekler vererek devam etti. Toplantı, soru-cevap bölümü ile sona erdi.

banner77
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.