Uzmanlar, bu kısalmanın Ay'ın Dünya'ya göre konumundaki değişiklikler ve yerçekimsel etkilerle ilişkili olabileceğini düşünüyor. Ancak bazı araştırmacılar, Dünya'nın iç yapısındaki değişimlerin de bu duruma katkıda bulunabileceğini ifade ediyor.
Zaman ölçüm sistemlerinde kullanılan atomik saatler ve uydu tabanlı navigasyon teknolojileri, bu tür küçük sapmalardan etkilenebiliyor. Bu nedenle, küresel zamanlama sistemlerinde yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Özellikle, tarihte ilk kez "negatif artık saniye" uygulamasının konuşulduğu, yani Dünya'nın dönüşü hızlandığı için zaman sisteminden bir saniyenin çıkartılmasının öngörüldüğü ifade ediliyor.
Bu hızlanmanın yalnızca tek bir günle sınırlı kalmayacağı, 22 Temmuz ve 5 Ağustos tarihlerinde de benzer şekilde milisaniyelik kısalmalar yaşanabileceği öngörülüyor. Bilim dünyası, bu olayın gezegenin dinamik yapısı hakkında daha fazla veri sağladığını ve zaman sistemlerinde köklü değişimlerin habercisi olabileceğini vurguluyor.
Bu durum, Antalya ve Alanya gibi bölgelerde de zaman hassasiyeti gerektiren uygulamaları dolaylı yoldan etkileyebilir. Özellikle hassas zamanlama gerektiren teknolojik altyapılar ve günlük yaşantıdaki dijital senkronizasyonlar için bu tür değişikliklerin takibi önem arz ediyor.