OLMASAYDI OLURDUNUZ!

Evet, Kurtarıcı Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı olurdunuz elbette. Size kimse olmazdınız demiyor.

Lozan değil, bugün Sevr ve Mondros olacaktı. O zaman neler olacağını sıralayalım mı?

İstanbul’da doğmuş olsaydınız; büyük ihtimalle İngiliz, Rum veya Ermeni olurdunuz.

Trakya’da doğmuş olsanız; Bulgar olma olasılığınız hayli fazla.

Ege Bölgesi’nde doğmuş olsanız; Yunan, Rum veya Ermeni olurdunuz.

Antalya ve çevresinde doğsaydınız; İtalyan olmak size bayağı yakışırdı.

Adana, Antep, Hatay, Maraş ya da Urfa’da doğsanız; Fransız olurdunuz.

Doğu Anadolu’da doğsanız; büyük olasılıklar Ermeni veya Rus olacaktınız.

Karadeniz Bölgesinde doğsanız; Rum olma olasılığınız hayli, yüksek olacaktı.

İşgal edilmeyecek sanılan İç Anadolu Bölgesi’nde doğsanız; oralarda yaşayan Ermenilerde bizim başımız kelmi diyerek diğerlerinin yaptığının benzerini yapacak, büyük olasılıkla Ermeni olacaktınız.

Olurdunuz olmasına da kendi öz kimliğinizde doğmamış olurdunuz.

Adınızın, dininizin ne olacağını artık kendiniz tahmin edin.

Bakalım, “Olmasaydın da olurduk!” diyenler mi suçlu?

Tabi ki suçlu sadece onlar değil.

Eğitim sisteminin de Atatürk ilke ve devrimlerinin neden yeterince tanıtılmadığına bakmak gerekir.

Atatürk’ün doğum, ölüm, ilkeleri, savaşları diye sadece ezbere dayalı bilgiler verirseniz, ATATÜRK’ü yeterince tanıtmazsınız. Böyle olunca gerçek Atatürk yerine gardrop Atatürkçülüğüne dayalı yanlış algı yaratarak Atatürk ilkelerinden uzaklaşmış nesiller yetişir.

ATATÜRK’ümüzü kötü gösterici hamleler yaparak insanları aldatırlar.

Okuma sorunu olan bir toplumda, kulaktan duyma bilgilerle sadece yüzeysel tanıdığı ATATÜRK’e karşı olumsuz hava estirirler.

Zaten okuyup araştırsa, yurdu kurtarırken karşı karşıya gelip savaştığı komutan ve askerlerin hatıratlarında ATATÜRK’ün ne derece önemli bir şahsiyet olduğunu öğrenirdi.

O zaman kendini ne denli büyük felaketlerden kurtaran ATATÜRK’e “olmasaydın da olurduk” diye hömkürmezdi.

ATATÜRK’ün sadece CUMHURİYET’i kurmadığını bilirdi.

Aynı zamanda kitap yazdığını, 4000 civarında kitap okuduğunu, geometri ve matematikte; bölüm, çarpan, çember, çıkarma, toplam, açı gibi birçok öz Türkçe ismi koyduğunu ve bugün matematikte bu adları kullandığımızı bilirdi.

En önemlisi kulluktan vatandaşlığa (yurttaşlığa), ümmetten topluma geçişi sağlayarak bireyleri özgürleştirmiştir. İnsanların inançları doğru öğrenebilmeleri ve yaşayabilmeleri Kur’an-ı Türkçeleştirmiştir.

Bunları çoğaltmaya kalksak sayfalar sığmaz.

Yıkılmış, esareti kabul etmiş bir ülkeden, yepyeni bir ülke ortaya çıkarması zorunuza gittiyse o zaman başka.

Siz yatın kalkın da bizim sevdiğimiz lider, bu ülkede sizlerinde hür ve bağımsız doğmanızı sağladığı için minnet duyun.

Sevmediğiniz Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı, siz elbet olurdunuz da, haliniz nice olurdu onu hayal edin.

Esaret içinde, başka bayrak altında, başka isimde, başka inançta biri olurdunuz.

Onun için kendinize gelin ve ülkeyi emanetine layık bir şekilde bizden sonraki nesillere devredebilmek için en önemli değerimiz ATATÜRK’e karşı haddinizi bilin.

O’nun kurtardığı ve kurduğu topraklarda yaşadığınızı unutmadan, bağımsız, hür yaşadığınız için sevgi ve saygı duymanız gerektiğini unutmayın.

Unutmayın ki beyninizi yıkayan güruhlar sizi ya İtalyan, ya Fransız, ya Amerikan veya İngilizlere peşkeş çekecekti.

Sizde esaret altında kalarak, “bu topraklarda yaşadığınızı”, zannedecektiniz.

Bu ülkede bunları yaparak hayatlarını bu uğurda verenlerin de kemiklerini sızlattığınızı unutmayın.

Unutmayın ki; siz sevmeseniz de, bizler aklın ve bilimin öncüğünde, Ata’mızın açtığı yolda yürümeye, ilke ve devrimlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz.