Alanya’da 57 yaşındaki Turhan Deliağa’nın hayatını kaybettiği iş kazasının ardından ortaya atılan “dava açmama pazarlığı” iddiası, acılı aile kadar kamuoyunun da vicdanını sızlattı. İddiaya göre Konak İnşaat’ın sahibi iş insanı Recep Hacı Fazlıoğlu’nun avukatları, olayda hayatını kaybeden Deliağa’nın yakınlarıyla görüşerek hukuki süreç konusunda anlaşma zemini aradı.
Alanya geçtiğimiz hafta Konak İnşaat’a ait bir inşaat alanında meydana gelen ölümle sarsıldı. İnşaatın çatı katından düşen 57 yaşındaki Turhan Deliağa, olay yerinde yaşamını yitirdi. Bir insanın hayatını kaybettiği böylesine ağır bir olayın ardından gözler şimdi ölümün nasıl meydana geldiğine ve sonrasında yaşananlara çevrildi. Olayla ilgili adli makamların yürüttüğü sürecin yanı sıra kamuoyuna yansıyan bazı iddialar ise vicdanları daha da yaraladı.
İddiaya göre, olayın ardından Konak İnşaat’ın sahibi Recep Hacı Fazlıoğlu’nun avukatları, hayatını kaybeden Turhan Deliağa’nın yakınlarıyla bir araya geldi. Bu görüşmede, olası hukuki süreç ve dava açılması konusunda bir anlaşma zemini oluşturulmaya çalışıldığı öne sürüldü. Eğer bu iddialar doğruysa, ortada yalnızca hukuki değil, son derece ağır bir vicdani mesele de bulunmaktadır. Çünkü burada konuşulan şey sıradan bir ticari anlaşmazlık değil; 57 yaşındaki bir insanın hayatını kaybettiği bir ölüm olayıdır.
Bir ailenin evine ateş düşmüşken, acının ve yasın ortasında “dava açılmaması” üzerinden herhangi bir pazarlık yapıldığı iddiasının dahi kamuoyunda tepki oluşturması son derece doğaldır. Üstelik Alanya’da hayırseverliği, dini hassasiyetleri ve yaptığı hac ve umre ziyaretleriyle tanınan bir iş insanının isminin böylesine ağır bir iddiayla yan yana gelmesi, meselenin kamuoyu açısından neden daha da dikkat çekici olduğunu ortaya koymaktadır.
Elbette burada son sözü iddialar değil, deliller ve hukuk söylemelidir. Adli makamların olayın tüm yönlerini aydınlatması, ölümün meydana geliş şeklinin, iş güvenliği koşullarının ve olay sonrasında yaşanan tüm gelişmelerin titizlikle incelenmesi gerekmektedir.
Turhan Deliağa’nın ailesinin acısı üzerinden herhangi bir tarafın mağdur edilmesine veya hukuki sürecin maddi bir anlaşmaya dönüştürülmesine izin verilmemelidir. Bir insan hayatının karşılığı olmaz. Bu nedenle kamuoyunun merak ettiği soruların yanıtlanması ve “dava açmama pazarlığı yapıldığı” yönündeki iddiaların varsa belgeleriyle birlikte açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
Şimdi gözler hem adli makamların soruşturmasında hem de bu ağır iddialara konu olan tarafların vereceği cevapta.