GÜNAHI ÇOK OLAN GEÇMESİN (!) – BİR ŞEHRİN VİCDAN ÜST GEÇİDİ

Gazete Alanya’da 29 Ekim 2025’ten bu yana her Çarşamba kaleme aldığımız Miami Günlükleri’ne bu hafta küçük bir ara verdik.

İnşallah haftaya kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ama bu hafta köprülerden bahsedeceğiz…

Tarihte köprüler sadece taş ve demirden yapılmadı.

Bazıları adaletten, bazıları merhametten, bazıları da vicdandan inşa edildi.

Roma, fethettiği topraklarda önce köprü yapardı. Çünkü bilirdi ki köprü yoksa ordu geçemez,

ticaret yürümez, düzen kurulmaz.

Selçuklu köprüleri yalnız asker için değil; tüccar, yolcu ve garip için yapılırdı.

Osmanlı köprülerinin başına vakıflar kurulur, “yoldan geçen aç kalmasın” diye aş kaynardı. Köprü, iki yakayı birleştirmekten öte bir şeydi:

Devletle insan arasındaki sessiz sözleşmeydi.

Ama tarihte bazı köprüler vardır ki, yalnız geçişi değil vicdanı sınar.

Boraltan Köprüsü: Geçirilmeyen İnsanlık

Boraltan Köprüsü ise Türkiye tarihinin en ağır vicdan yaralarından biridir. Orada insanlar köprüden geçirilmedi; ölüme teslim edildi. Boraltan bize şunu öğretir:

Bazen köprüden geçmek değil, geçirmemek suçtur.

Ve Mostar Köprüsü…

Yıkıldığında sadece taşlar nehre düşmedi; birlikte yaşama umudu da parçalandı. Yıllar sonra yeniden yapıldığında herkes anladı:

Köprüler yıkılınca nehirler büyür, kin derinleşir.

Şimdi gelelim bugüne… Alanya’ya.

Ama tarihte ilk defa Alanya’da üstgeçit köprüsü, ahlak ölçmeye kalktı.

Eski Hastane Kavşağı’ndaki üst geçit… 2015’te ihalesi yapılmış,

2017–2018 arasında inşa edilmiş,

bugün ise şehirle hiçbir bağ kuramadan askıda kalmış bir beton cümle.

Bu köprüden kimse geçmiyor.

Bilinçsizce yapılan,

“ben yaptım oldu” zihniyetinin ürünü,

tam bir kamu zararı

Yeni Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 2011’de inşasına başlandığı biline biline… Çünkü ihtiyaçtan doğmadı.

Çünkü şehir planlamasıyla değil, masa planlamasıyla yapıldı.

Çünkü aşağıda akan hayat yukarıya çağrılmadı.

Ve eleştiriler yükseldiğinde tarihe geçecek o cümle söylendi:

“Günahı çok olan geçmesin.”

Bu cümleyle birlikte Türkiye’de ilk kez bir kamu yatırımı,

halkı ahlaki filtreden geçirmeye çalıştı.

Artık mesele köprü değil. Mesele şudur:

Kim kimin günahını ölçüyor?

Bir belediye başkanı mı?

Bir proje müellifi mi? Bir ihale komisyonu mu?

Yoksa yukarıdan bakmayı alışkanlık hâline getirmiş bir yönetim anlayışı mı?

Tarihte Mostar Köprüsü yıkılırken “karşı taraf geçmesin” denmişti. Ama Alanya’daki köprü daha ince bir şey söylüyor:

“Geçebilirsin ama layıksan.”

İşte burası tehlikelidir.

Çünkü köprüler ayırmaya başlarsa şehir bölünür.

Halk kategorize edilir.

Kamusal alan, ahlak vitrini hâline gelir.

Yanına da küçük bir tabela:

“Vicdanı olanlar sağdan, sabıkası olanlar soldan.”

Biraz ileride sponsorluk panosu:

“Bu köprü, iyi niyetli müteahhitler tarafından yapılmıştır.”

Ama burası Miami değil. Burası Alanya.

Ve burada mizah, gerçeğin kendisidir.

Bu köprü bugün boşsa,

sebebi halkın günahkâr olması değil. Sebebi halkın aklıyla alay edilmesidir.

Çünkü kamusal bir yapı:

Kullanılmıyorsa başarısızdır, Savunuluyorsa kibirlidir,

Ahlak dersi veriyorsa tehlikelidir.

Şehirler köprülerle büyür. Ama yanlış köprüler, şehrin vicdanını çökertir.

Bugün Eski Hastane Kavşağı’nda bir üst geçit var. Ama aslında orada duran şey bir köprü değil.

Orada duran şey:

Halktan kopmuş bir zihniyetin demirleşmiş hâlidir.

“Köprü yukarıda duruyor, halk aşağıdan geçiyor; çünkü günah değil, akıl ölçülüyor.”

Bu arada sizi unutmuş değilim:

Miami’nin ünlü gazetecisi Maykım Amca, Tıfıl avukat,

Ünlü otelci A.B… seni de unutmadık; yalnızca sessize aldık. Ve başkanın gölge adamı Colonel Ethan Sapp

Merak etmeyin.

Sizin hikâyeniz daha başlamadı bile.

İyi geceler Alanya…

11.01.2026 – 23:43

SÜLEYMAN HİLMİ ERDOĞAN

@donkisot1785