Siyaset

CHP Alanya'dan sert açıklama: "Kimsenin gücü yetmeyecek!"

CHP Alanya, AKP, MHP ve DEM'in yeni "Türk, Kürt ve Arap" ortaklığına ve "yeni millet" tanımlamasına, "Türk Milleti" tanımının değiştirilemeyeceğini ve üniter yapının korunacağını belirterek sert tepki gösterdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Alanya İlçe Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Temmuz 2025 tarihinde AKP, MHP ve DEM'in birlikte yol yürüme kararı aldıklarına dair açıklamaları ve bu mutabakatın "Türk, Kürt ve Arap" birlikteliği vurgusuyla "ulus devlet niteliğinin terk edileceği yeni bir döneme işaret ettiği" değerlendirmelerine karşı sert bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, iktidar ortaklarının geçmişteki tutarsızlıkları kronolojik bir bakışla ele alınırken, CHP'nin "Türk Milleti" tanımına ve ülkenin üniter yapısına bağlılığı vurgulandı.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TUTARSIZLIKLAR MERCEK ALTINDA

CHP Alanya İlçe Yönetim Kurulu, iktidarın terörle mücadele ve çözüm süreci konularındaki değişen yaklaşımlarını maddeler halinde sıraladı:

  • Öcalan'ın İdamının Kaldırılması (2002): Abdullah Öcalan'ın "vatana ihanet" suçundan idama çarptırılmasına rağmen, 2002 yılında idam cezasının kaldırılmasıyla idamdan kurtulması hatırlatıldı.
  • AKP İktidarı ve PKK Terörü (2002 Sonrası): AKP'nin iktidara geldiği 2002'de PKK terörünün neredeyse bitirildiği, ancak iktidarın ilk yıllarında terör örgütünün çökertilmesine yönelik belirgin bir çalışma yapılmadığı belirtildi.
  • Oslo ve Habur Süreci (2009): AKP iktidarının 2009 yılında Oslo'da PKK ile müzakerelere oturduğu ve Habur'da yaşananların Türk milletini derinden yaraladığı ifade edildi.
  • "Çözüm Süreci" ve Öcalan Görüşmeleri (2013): Oslo müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmelere başlandığı ve "I. Çözüm Süreci"nin ilan edildiği belirtildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın valilere terörist eylemlere müdahale edilmemesi talimatı verdiği yönündeki beyanları hatırlatılırken, CHP ve MHP'nin süreçle ilgili TBMM'de kurulan komisyona üye vermeyerek tepki gösterdiği vurgulandı.
  • PKK'nın Kalkışması (2015): Çözüm sürecinin başarısızlıkla sonuçlanması sonrası PKK'nın 12 Ağustos 2015'te güneydoğuda "sözde öz yönetimler" ilan ederek başlattığı kalkışmanın güvenlik kuvvetlerince bastırıldığı, ancak yaklaşık 750 vatan evladının şehit düştüğü acı tablo dile getirildi.
  • MHP'nin Çözüm Süreci Eleştirileri ve Rejim Değişikliği (2016-2017): MHP'nin çözüm sürecini ağır şekilde eleştirdiği ve bu eleştirilerin halen MHP'nin internet sitesinde yer aldığı belirtildi. Ardından MHP'nin 11 Ekim 2016'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anayasaya uymadığı ve anayasanın Cumhurbaşkanına uydurulması gerektiği yönündeki açıklamalarıyla rejim değişikliğinin yolunu açtığı ifade edildi. 16 Nisan 2017 referandumuyla Türkiye'nin "ucube bir başkanlık modeline" geçirildiği iddia edildi.
  • MHP'nin Siyasal Tutum Değişikliği (2017 Sonrası): 2017'deki rejim değişikliği sonrası MHP'nin siyasal tutumunun AKP ve PKK-HDP düşmanlığından, CHP'yi PKK-HDP işbirliği ile suçlayan bir düşmanlığa dönüştüğü vurgulandı. Açıklamada, seçim süreçlerinde CHP'nin ve Millet İttifakı'nın "PKK işbirlikçisi" ve "Zillet İttifakı" olmakla suçlandığına dair somut örnekler (Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşmaları, Menderes Türel'in eşinin trol ekibi yönlendirmesi, Alanya'daki provokatif pankart eylemleri) sıralandı.

BAHÇELİ'DEN ÖCALAN'A ÇAĞRI VE PKK'NIN FESHEDİLMESİ İDDİALARI

Basın açıklamasında, bu kronolojik değerlendirmelerin ardından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024 tarihinde PKK lideri Abdullah Öcalan'a "örgütü lağvetmesi koşuluyla TBMM'de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşması" için yaptığı çağrıya dikkat çekildi. Öcalan'ın 25 Şubat tarihli mektubuyla PKK'nın kendisini feshetmesini istediği ve 5-7 Mayıs 2025'te toplanan PKK kongresinin kendisini feshettiği duyurulduğu, son olarak 11 Temmuz 2025'te bir grup PKK'lının Irak'ın Süleymaniye kenti yakınlarında silahlarını yaktığı görüntülerinin kamuoyuna servis edildiği belirtildi.

CHP Alanya, PKK'nın Oslo görüşmelerinde masaya getirdiği taleplerinden durup dururken vazgeçmesinin "hayatın olağan akışına uygun olmadığı"nı ifade ederek, PKK'ya hangi tavizlerin verildiği, taahhüt veya garanti edildiği konusunda bilgi eksikliğine vurgu yaptı.

YENİ ORTAKLIK VE "YENİ MİLLET" TANIMI ELEŞTİRİSİ

Açıklamada, AKP Genel Başkanı'nın 12 Temmuz 2025'te yaptığı, "AKP, MHP ve DEM olarak birlikte yürümeye karar verdiklerini, Türk, Kürt ve Arap olarak ortak kimlikte karar kıldıkları" yönündeki konuşmasına değinildi. Reklam panolarına asılan afişlerde tanımlanan yeni millet isminin "Türkiye" olarak duyurulması ve ABD Ankara Büyükelçisi'nin "Türkiye için en iyi sistemin Osmanlı millet sistemi olduğu" yönündeki ifadeleri de ele alındı. CHP, AKP iktidarının sözde kapsayıcı yeni millet tanımının "ümmetçilik anlayışından başka bir şey olmadığı"nı savundu.

JEOPOLİTİK DEĞERLENDİRME VE CHP'NİN DURUSU

CHP Alanya İlçe Yönetim Kurulu, gelişmeleri jeopolitik bir bakış açısıyla değerlendirerek, İsrail'in "teolojik temelli büyük İsrail hedefi"ne ABD'nin tam destek verdiğini ve bu strateji çerçevesinde İran, Irak, Suriye ve Türkiye'yi içine alan bir coğrafyada Kürtlerin kontrolünde bir tampon devlet kurma planının uygun görüldüğünü iddia etti. Ayrıca, PKK'nın ABD ve İsrail tarafından kullanım süresinin henüz bitmediği ve örgütün Suriye'de YPG, İran'da PJAK ve Irak'ta Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi içinde varlığını sürdüreceği belirtildi.

Açıklama, Cumhuriyet Halk Partisi'nin gelişmelere bakış açısını net bir şekilde ortaya koydu:

  • Türk Milleti Tanımı: Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına "Türk Milleti" denildiği ve bu tanımın Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından yazıldığı vurgulanarak, "bu tarifi değiştirmeye hiçbir kirli ortaklığın gücü yetmeyecektir" denildi.
  • Üniter Devlet Yapısı: Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, demokratik, üniter devlet yapısına zarar verecek hiçbir girişime izin verilmeyeceği belirtildi.
  • Sınırların Dokunulmazlığı: Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarına ilişkin gizli-açık emelleri olanların 100 yıl önce olduğu gibi bugün de hüsrana uğrayacakları ifade edildi.
  • TBMM Tek Yetkili: Anayasal ve yasal görüş ve önerilerin değerlendirileceği tek yerin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğu, saray odalarında, parti binalarında, cezaevi avlularında veya TV stüdyolarında ahkam kesenlerin Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden bihaber oldukları dile getirildi.
  • Siyasi Kalleşlik ve Nefretle Anma: CHP'yi terör örgütü ile işbirliği yapmakla suçlayanların, PKK ile ortaklığa gittiklerini duyurmaları ve Abdullah Öcalan'a "kurucu önder" diyerek övgüde bulunmalarının, 40.000'i aşkın vatan evladının şehadetinden sorumlu olması nedeniyle aziz Türk Milleti nezdinde "sonsuza kadar nefretle hatırlanacağı" belirtildi.
  • "Devlet Aklı" Eleştirisi: 15 Temmuz 2016 - 22 Ekim 2024 döneminde CHP'ye ve parti yöneticilerine karşı yapılan "her türlü siyasi kalleşliği" yapanların, AKP-MHP-DEM ittifakını ve sözde yeni millet tanımını "devlet aklı" olarak tanımlayarak perde arkasına saklandıkları ifade edildi. Açıklamada, "Burada bir devlet aklı yoktur, yeryüzündeki hiçbir devletin aklı 25 yıllık bir sürede 360 derece içerisinde akrep yelkovan şeklinde dönüp durmamıştır. Devletlerin politikaları ve hedefleri yüzyıllara saridir" denilerek, bu tanımın tutarsızlığına dikkat çekildi.