İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen ve kökleri Alanya’ya kadar uzanan dev vize yolsuzluğu operasyonunda adliyeye sevk edilen zanlılardan 7’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak olayın adliye koridorlarını aşan boyutu, vicdanları yaralayan skandal bir saldırıyla bir kez daha gözler önüne serildi.
Yargı sürecinin en kritik aşamalarından biri olan hastane kontrollerinin ardından cezaevine sevk edilmek üzere yola çıkan tutuklu sanıklar, hastane çıkışında kameralara yansıdı. Bu sırada kamuoyunu bilgilendirmek adına yalnızca görevlerini icra eden gazeteciler, sanık yakınlarının hedefi oldu. Ellerindeki kameraları ve telefonları indirmeleri için tehditler savuran gözü dönmüş kalabalık, basın mensuplarının üzerine yürüyerek açıkça can güvenliğini tehlikeye attı.
Alanya halkının yakından takip ettiği ve bölge turizmini de yakından ilgilendiren bu skandal ağın arkasındaki isimlerin yakınlarının sergilediği bu cüretkâr tutum, "Bu cesareti ve gücü nereden alıyorlar?" sorusunu akıllara getirdi. Toplumun haber alma özgürlüğünü gasp etmeye çalışan ve kamu görevi yapan basın emekçilerini açıkça hedef gösteren bu saldırı, vicdan sahibi herkesin tepkisini çekti.
Güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesiyle olay yerinden uzaklaştırılan gazeteciler saldırıdan yara almazken, yaşanan o korku dolu anlar saniye saniye kameralara kaydedildi. Emniyet güçlerinin saldırganlar hakkında soruşturma başlattığı öğrenildi.