TÜRKİYE’DE SURİYELİ POLİTİKASI


Hüseyin Taşer

Hüseyin Taşer

09 Ocak 2019, 15:11

Yeni bir politik yönteme ihtiyaç doğmuştur. Suriye iç savaşından Anadolu topraklarına sığınmak isteyen milyonlarca mülteci ülkeye giriş yapmış ve belirli illerde yoğunca bulunurken ülkenin her tarafına dağılmışlardır. T.C. vatandaşlığı alanlar, milletvekili olanlar vardır…

Devleti milletler kurar, milletler yaşatır. Yaşamayan devletim milleti, milletleşmemiş toplumun devleti olmaz. Olur, ama sömürge devletlerdir. Türkiye Cumhuriyetinin kurucu unsuru Anadolu halkına Türk Milleti, Türk ulusu denmiştir. Tür ülküsü tarihi süreç içeresinde hep mazlumun yanında yer almayı tercih etmiştir. Nizam-ı alem ideali ile de insanlığın kurtuluş mücadelesi azmini benimsemiştir…

Suriye toprakları üzerindeki batı emellerini insani, ahlaki çerçeveye çekmek ve emellerinden vazgeçirmek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel ilkesidir. Suriyeliler; hem komşu, hem de aynı inancın paylaşıldığı iki ayrı ülke insanıdır. Devletler çatışsa bile halklar kardeştir. Hiçbir savaş sivil halka yönelik olmaz. Olursa buna katliam denir. Cezasız bırakılmaz…

Nedeni açıktan belli bir savaşın içindeyiz. Emperyalist devletlerin “Ortadoğu ülkeleri demokratikleşme projesiyle” başlattıkları ve içine Türkiye’yi de kattıkları savaş zincirinin halkasıyız. Fırat’ın doğu ve Batısı temizlendikten sonra yeni Ortadoğu haritasıyla tanışılması kaçınılmazdır…

Böyle bir savaş Suriye halkı ile Türkiye halkını bir araya getirmiştir. Türk ülküsünün fazileti, Türk Devletinin şefkatini bilen Suriyeli vatandaşlar ölüm, baskı,  işkence, en doğrusu savaştan kaçarak sığınma talebinde bulunmuşlar, misafir olmak istemişlerdir. Türk hükümeti de insanlık, komşuluk ve inanç kardeşliği adına elinden geleni fazlasıyla yapmak istemiş ve yapmaya gayret göstermektedir. Hatta ve hatta yeni dönem temizlik harekâtı sırasında da milyonların sığınma talebinde bulunabileceği tasarlanmaktadır…

Geçmişten tecrübe elbette önemlidir. Güvenli bölgeler bu tecrübenin sonucu içinde önem arz etmektedir. Yeni göç dalgalarının daha nizam ve intizamla karşılanacağını anlamak, beklemek gerekir. Başka ülke ve başka millet vatandaşlarına tanınacak imtiyazlar Türkiye vatandaşını rahatsız, rencide etmeyecek ilke ve ülkülerle dizayn edilmelidir…

Suriyeli polemiği diz boyunu aşmıştır. Bıkkınlık, bezginlik yanında provoke eylemlerde öncü olmaya adaydır. Suriyeli çetelerinin kurulduğu, boğaz kesildiği, Suriye bayrakları açıldığı yönündeki eylem ve kutlamalar gençliği tahrik etmektedir! Öyleyse….

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.