Tosmur Gündoğan'la kaldığı yerden devam edecek

Yakup Gündoğan

Yakup Gündoğan



13 Mart 2019, 11:39

Röportaj-Burak ÖZTUNÇ

‘ARA SEÇİMLERDE BİZİ MUTLU ETTİLER’

-Burak Öztunç: Öncelikle beni kırmayarak yoğun gündeminiz arasında bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Yakup Gündoğan Kimdir? Tosmur’a ne yaptı ve neler yapacak?

-Yakup Gündoğan: Bizlerin sesi olduğunuz için sana ve Gazete Alanya ailesine bende çok teşekkür ediyorum. 8 Ağustos 1968 yılında Tosmur Mahallesi’nde doğdum. Burada büyüdüm ve eğitimimi yine bu mahallede aldım. Bir dönem ticaretle uğraşarak market işlettim. Daha sonrasında ortaklarımla birlikte Şirinhan İnşaat Şirketimizi kurduk. İnşaat yaptık, yap-sat şeklinde çalıştık ve halen çalışmaya devam ediyoruz. Bu arada Tosmur Belediyesi’nde Belediye Meclis Üyeliği görevinde bulundum. Tosmur’un eksiklerini elimizden geldiği kadar, gücümüzün yettiği kadar gidermeye çalıştık ve çalışıyoruz. 4 Haziran 2017 tarihinde bir ara seçim oldu. Sağ olsunlar dostlarımızın ve arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine bir yol girdik. İnatla ‘Çık muhtar ol, mahallemizin eksiklerini bir giderelim’ dediler biz de aday olduk. Halkımız da sağ olsun, 4 Haziran seçimlerinde bizleri mutlu ettiler bizleri onurlandırdılar ve muhtar seçtiler. Biz de onlara layık olmak için ilk günden kollarımızı sıvadık.

‘BORULAR 40 YIL ÖNCE DÖŞENMİŞ’

-Yakup Gündoğan: Muhtar ne yapabilir. Muhtarlığın bir bütçesi yok ki. Mahallemizin en büyük sorunlarından biri içme suyuydu. Tosmur Belediyesi varken, içme suyu borularını değiştiremedik. Neden değiştiremedik? Bütçemiz yetmedi,  bütçe hiç yoktu. Bu sebepten değiştiremedik ama nasip yine banaymış. İlk günden itibaren bu konunun üzerine gittik; Sayın Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, Sayın Menderes Türel Başkanımızla, Sayın ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt ve Yardımcısı İbrahim Tuncer ile irtibata geçtik. Defalarca gittik yanlarına ve Allah razı olsun onlardan bizim mahallemizin tüm ana şebeke borularını yeniliyoruz şu anda. Yeniliyoruz ve son sistemle yeniliyoruz. Tazyike dayanıklı bir sistemle boruları 3 katına çıkararak yeniliyoruz. İbrahim Kurt Müdürümüz bize, ‘Bir tane binada hidrofar bırakmayacağım’ dedi. O şekilde de çalışmalar sürüyor Allah’ın izniyle. 12 milyar 740 bin Lira’ya ihalesi bitti. Prestij Caddesi dediğimiz, Tosmur’un en ana caddemizden başladık ve orada hemen hemen bitirmek üzereyiz. Ondan sonra mahallemizin ara sokaklarına gireceğiz. Tüm hatların değişmesinin ardından da suyu vereceğiz. Bakın bu mevcut borular 40 yıl önce döşenmiş buraya. İnanabiliyor musun Burak 40 yıl. 40 yıldır buraya hiçbir şey yapılmamış ve aynı borudan su içiyoruz. 3 bin-2 bin nüfusa göre bu su hatta ayarlanmış, şu anda 11 bin nüfus var, yabancı olup yerleşenlerle birlikte 15 bin nüfusumuz var.

‘TOSMUR’U SEL BASIYORDU’

-Yakup Gündoğan: Ondan sonra gelelim yine kangren olan bir meseleye. Yağmur drenajı konusunda büyük sıkıntılarımız vardı. Tosmur’a azıcık yağmur yağsa, özellikle ALVA sitesi, Billur sitesi, Asia Beach Otel’in önü gibi noktaları su basıyordu. Yine sağ olsun İbrahim Kurt Müdürümüz, gerçekten kendisi çok değerli bir insan, onunla temasa geçtik ve bize yardımcı oldu. Bizimle ilgilendiler, mühendislerini gönderdiler, projeyi çizdiler, nasıl bir önlem alabiliriz diye kafa patlattılar. İhale askı süreci gibi birçok süreci de hızlı bir şekilde atlattık. Allah’tan bir mani gelmedi ve drenajın birini bitirdik üç tane daha yapılacak ama bu sene bir drenajla bile hiçbir yeri sus basmadı çok şükür. 9 Milyar ile onun da ihalesi yapıldı ve mahallemize kazandırdık. Çok güzel projeler bunlar. Yine Azar Petrol’ün oradan yukarıya Kerimcik Caddesi, Grand Kaptan Lojmanlarının önü ve Özdemir Apartmanı önü yağmur yağınca su basıyordu ve çok kötü görüntüler oluşuyordu. O bölgeleri de binlik drenajla denize bağladık ve sorunu tamamen çözdük.

‘5 YILDA 5 PARK’

-Yakup Gündoğan:  Mahallemizde gerçekten beni üzen bir durum park eksikliği var. Gerçekten bu durum çocuklarımız ve aileleri için çok sıkıntı. 5 tane park projemiz var. İhtiyaç mı evet çok ihtiyaç. Yerimiz de var bunun için park alanlarımız var be bunları belirledik. Bu 5 proje hakkında Mevcut Belediye Başkanımız Adem Murat Yücel ile görüştük, yine mevcut Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel’le de görüştük. Her sene bir park yapılacak sözünü aldık 5 yılda 5 parkı mahallemize kazandıracağız ve seçim broşürümüze de bunu koyduk. Ben broşürüme yapacağım şeyleri koyarım. Herkes atıp tutuyor ama muhtarlığın hiçbir bütçesi yok bunu siz de biliyorsunuz. Bu sorunlar diyalogla, köprü vazifesi görerek çözmek gerekiyordu, bizde onu yapıyoruz.

‘ORTAOKUL EN BÜYÜK HAYALİM’

-Yakup Gündoğan: Şu an da yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı karıştırdık, melemen yaptık konuşurken ama anlatmak istiyorum bunları. Bizim mahallemizde bir ortaokul yok. Tosmur Mahallemizde bir tek Fatma Özmüftüoğlu İlkokulu var. Bu sene Oba’ya Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu yapıldı ve bizim buradan 428 tane çocuğumuz, öğrencimiz okumak için Oba’ya gidiyor. Servis parasını veremeyen çok fazla ailemiz var. Bunları şu anda yardımlaşarak çözüyoruz ve çözeceğiz de sonuna kadar. Bizim orta okul ihtiyacımız en aşikar ihtiyaçlarımızdan. Biz yine bu sorunu mevcut başkanlarımızla görüştük. Önümüzdeki eğitim sezonu değil ama bir sonraki döneme ortaokulumuzu Tosmur Mahallemize kazandıracağız Allah’ın izniyle. Bizim en büyük sorunlarımızdan birisi ve en büyük hedeflerimizden birisi de bu okul.

‘HER YERDE VAR BİZDE NİYE YOK?’

-Yakup Gündoğan: Yine bizim mahallemizde bir kültür sarayı yok, düğün salonu yok. Bakıyorum; Demirtaş’ta, Kargıcak’ta, Kestel’de, Mahmutlar’da, Oba’da, Taşbaşı’nda, Cikcilli’de var. Hepsinde var bizde niye yok? Allah izin verirse bunları da önümüzdeki 5 yıl içinde tüm gücümle çalışıp, bunları Tosmur Mahallesi’ne kazandırmak istiyorum. Yardımlaşma konusunda mahalle olarak büyük çaba gösterdik. Biz gerçekten bu konuda büyük bir sorumluluğun altına girdik. Bu konuda çok yol kat ettik ve yardımseverlerden ihtiyaç sahiplerine elimizden geldiğince aracı olduk. Bu konunun son derece üstünde duruyoruz ve duracağız.

‘MUHTARLIKTAN BİR PAKET SİGARA ALMADIM’

-Yakup Gündoğan: 33 tane öğrenci okutuyoruz şu anda. Yardımseverlerin de katkıları ile birlikte bunu yapıyoruz. Burak sana çok samimi bir şey söylemek istiyorum. Ben muhtarlıktan 50 kuruş para almış adam değilim. Ne ikametinden para alıyorum, ne fakirlik belgesinden para alıyorum. Hiçbir şeyden, çıkan hiçbir evraktan para almıyorum. Bir aylığımız var kaç para gerçekten bilmiyorum. Bu paraları biz bir havuz sisteminde topluyoruz. Ben o havuza aylığımı da katıyorum bu havuza. 20 ya da 21 ay oldu ben muhtar olalı bir aylık almış değilim, bir paket sigara dahi almış değilim. Bu ihtiyaç sahibi çocuklarımıza bir şeyler katabilelim diye yapıyoruz. Az olur öz olur ama kalbimizden gelerek bunu yapıyoruz. Halen iddia ediyorum; önümüzdeki 5 yıl da bir mani çıkmasa önümüze bu öğrencilerimizi okutacak ve 100 öğrenci hedefime ulaşmak istiyorum.

‘BİR CAMİ DAHA ŞART’

-Yakup Gündoğan: Mahallemizde bir tane merkez camimiz var. O da hemen hemen 30 yıl önce yapıldı. Bize yakışıyor mu? Hiç yakışmıyor. 4 tane yeni cami projesi çizdirdim. Ömrüm yeterse, yıkıp projeleri halkımıza sunacağız. Hangisini tercih ederlerse o projeyi başlatacağız. Merkez camimizi yıkıp yerine Tosmurumuza güzel bir cami kazandırmak istiyoruz. Bizim bir yerde daha cami yapılacak alanımız var. 2 dönüm bir alan. Sayın Başkanımız Adem Murat Yücel ile beraber bu konuyu ele alıyoruz. Bir hayırsever arkadaşımız ile görüştük ve “ismimizi verirseniz yaparız” dediler bize. Ben de dedim ki sen camiyi yaptır, ismin nasıl yazılacaksa orayı da ben yazdırayım dedim. Mahallemize ikinci bir cami şart. Tabi ki isteyen olur, istemeyen olur ona da saygı duyuyoruz ama mahallemizin bir tarafında merkez cami var diğer tarafında da bu cami olur diyoruz. Camimizi yapacak olan arkadaşımızın ismini şu an vermek istemiyorum ama kendisine şimdiden teşekkür ediyorum. İki veya iki buçuk ay içerisinde çalışmalara başlarız diye ön görüyoruz. O hayrı işliyor kendisi bende ismini neyden isterse ondan yazdıracağım.

‘YAYLAMIZ UYDUYA KAVUŞTU’

-Yakup Gündoğan: Bizim mahallemizin bir yaylası var Burakcığım. Dedelerimiz zamanında bu yaylaya çıkarmış. 30 yıl ara verilmiş ve kimse çıkmamış. O aradan sonra 35 yıldır yine yayla kullanılıyor. Hemen hemen 138 - 140 tane evimiz var yaylada.  O tarihten beri yaylamızda telefon çekmiyor. Biz göreve gelmeden önce dedik ki bu yaylaya bir uydu kurduracağız dedik. İnat ettik, Kayseri’ye git Konya’ya git derken çok uğraştık. Sayın Belediye Başkanımız Adem Murat Yücel’de çok yardımcı oldu bize. En sonunda Turkcell’in son model 4.5 g bir uydu alıcısını yaylamıza kurduk. Tosmur halkımıza hayırlı olsun. Seçildikten 4 ay sonra yaylamıza uyduyu koydurduk ve geçen sene sonları hizmet verdik bu sene yaylamızda son sistem bir uydu alıcısı var.

‘PRESTİJ CADDESİ GELİYOR’

-Yakup Gündoğan: Yine Tosmur Mahallemize bir Prestij Caddesi kazandırıyoruz. İçme suyu hattı çalışması tamamlanınca bu caddemiz de tamamlanacak. Parkeleri kaldırımları yaptık, sıcak asfalt bekliyoruz. Bu çalışmalar sırasında milletimiz rahatsız oldu mu tabi ki oldular. Boya küpü değil ki batırıp çıkarasın, bunun illa ki bir ceremesi olacak. Sağ olsun halkımız bilinçli bir şekilde davranıyor. Yapılacak olanları biliyorlar ve sabrediyorlar. Gerçekten çok anlayışlı davranıyor vatandaşımız hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Esnaflarımız olsun vatandaşlarımız olsun toz oluyorlar, çamur oluyorlar ama bunu da yapmak zorundayız. Suyu mesela kazmadan olmuyor, o yol kesilecek patlatılacak, boru kırılıyor, elektrik kesiliyor bir sürü şey oluyor ve bizde bu çalışmalara sabrediyoruz.

‘’ANITLAR KURULU NEREDE KARDEŞİM?’

-Burak Öztunç: Dimçayı yolundaki Tarihi Kemer Köprü aylardır yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya ve altı araç trafiğine kapatıldı. Görüntü olarak kötü bir durum söz konusu ve araçlar içinde büyük tehlike arz eden bir durum var. Burası hakkında ne söyleyeceksiniz?

-Yakup Gündoğan: Kemer Köprü gerçekten samimi söylüyorum başlı başına bir sorun. Geçen günlerde parke çalışması yapıyoruz. İki arabayla 9 kişi bir anda geldi. Bir tane bayan vardı başlarında ama valla adını sorsan bilmem. Kepçenin anahtarını almaya çalışıyor. Beni aradılar geldim ve ‘bayan buyurun siz kimsiniz’ dedim. ‘Ben Anıtlar Kurulu’ndan geldim ve görevliyim’ dedi. Yetkili mi yetkisiz mi bilmiyorum ama ‘buraya dokunamazsınız’ dedi. Dimçayı Caddesi’nin parkeleri döşeneli 15 yıl olmuş, prestij caddesi yapıyoruz ve parkeleri yenileyeceğiz yani nasıl bir şey yapamayız. Ama bize orayı elletmediler, çalışmalarımız yarım kaldı. Dedim ki bende; “Siz bu devletten maaş alıyorsunuz, sizin göreviniz maaş alıp yatmak mı yoksa çalışmak mı? Bizim bir kemer Köprümüz var. Kestel’le Tosmur sınırında Dim çayı yolunun girişinde. 9 10 ay oldu hala öyle duruyor.” Önce bir yapılmıştı ve yıkılmıştı, tekrar yaptılar tekrar yaptıkları yine yıkıldı. 10 aydır orayı kapattılar, altından araba geçirmiyorlar. Alanya halkının ve Alanya’ya gelen misafirlerimizin hemen hemen yüzde 80’i Dimçayı’na mutlaka bir gider. Giderken de bu rezaleti görüyor. Yabancılara karşı rezil oluyoruz. 10 ay olmuş insan bir önlem almaz mı ya. Bu Anıtlar Kurulu nerede kardeşim? Ben buradan Sayın mülki amirimiz Kaymakam Bey’e seslenmek istiyorum. Hiçbir çalışma yok aynı duruyor. Sayın Kaymakamamız Mustafa Harputlu Bey’in bilgilerine de bunu sunuyorum.

‘BAŞKAN YÜCEL’LE UYUMLU ÇALIŞIYORUZ’

-Burak Öztunç: Sayın Kaymakamımız bu konuyu mutlaka gündeme alacaktır. 4 Haziran’dan beri muhtar olarak görev yapıyorsun. Belediye Başkanımız Adem Murat Yücel ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel’le uyumlu çalışabildin mi? Sorunlar daha mı çoktu? Yeni dönemde de yetkili kişilerle uyumlu çalışırım diyor musun?

-Yakup Gündoğan: Çok samimi söylüyorum Burakcığım, Sayın Adem Murat Yücel’e şahsım adına ve mahallem adına çok teşekkür ediyorum. Her zaman elinden geldiği kadar yanımızda oldu. Gerçekten ben bu hizmetleri cebimden yaptırmıyorum. Adem Başkanımızın ve Büyükşehir Belediyesi’nin yapacakları şeyler var. Tek bir sorun yaşadık Büyükşehir Belediyesi ile alakalı bir konu. Durak sorunumuz da var mahalle de ve bir türlü durakların ihalesi yapılamadı. ASAT’la ilgili bazı sorunlar yaşıyorduk ama yeni yeni o sorunlar aşılıyor ve bir sistem oturuyor. Sağ olsun Mehmet Oral Müdürümüz, çok içtenlikle uğraşıyor. Elinden geldiği kadar çalışıyor. Sorunlar yok değil evet var ama diğer mahallelerde ne tür sıkıntılar var neler yapılıyor o beni alakadar etmez. Ben kendi mahallemi biliyor ve göz önünde bulunduruyorum, mahallemdeki eksikleri de çözüyoruz. Şu anda ihtiyaçlarımız var mı peki? Evet, var ama bunlarında en kısa zamanda giderileceğini düşünüyorum.

‘OĞLUM 50 KURUŞLUK HARAM LOKMA YEME’

-Yakup Gündoğan: Beni biliyorsun, muhtar olmadan önce de mahallem adına çok işler yaptım. Hiçbir zaman yaptığım işlerin arkasına sığınmadım asla da sığınmam. Babam rahmetli oldu kısa süre önce, mekanı cennet olsun. Bana dediği tek şey; “Oğlum 50 kuruşluk haram lokma yeme, yapabildiğin ne varsa, verebildiğin ne varsa ver. Bu dünya da sende kalmayacaksın, bende kalmayacağım. Herkes gibi ölüp gideceğiz. Yaptıklarımızla anılalım”. Bizde bir şeyler yapabilirsek çocuklarımız için onun telaşındayız. Bir çıkar gözetmedim asla da gözetmem. Çok şükür aç değiliz açıkta değiliz.

‘VATANDAŞ ÜZERİMDEN YÜKÜ ALDI’

-Burak Öztunç: 4 Haziran’daki ara seçimler öncesi çalışırken, Tosmur halkının gözünde bir Yakup Gündoğan profili vardı. 31 Mart seçimlerine hazırlanırken yine Yakup Gündoğan sahnede. İkisi arasında fark var mı?

-Yakup Gündoğan: Çok fark var. Müthiş bir fark var. Gönül isterdi ki hepsine teşekkür edeyim. Hatta buradan sizin aracılığınızla tüm vatandaşlarımıza gerçekten tek tek teşekkür ediyorum. Şu an hepsi bana büyük güç veriyorlar. Seçim çalışmalarımızda o kadar üzerimden yük aldılar ki. Önceki çalışmamızın onda biri yok. Evleri tek tek yine ziyaret etmek istiyorum ama bir yandan mahalledeki çalışmaları ve seçim çalışmalarını takip etmem gerekiyor. Onları etmezsem de olmuyor.

‘MÜTHİŞ BİR SİNEKLE MÜCADELE YAPIYORUZ’

-Yakup Gündoğan: Müthiş bir sinekle mücadele çalışmamız var. Gerçekten şu geçtiğimiz 20 ayda inanılmaz bir mücadeleye giriştim. Tosmur’u üçe böldüm ve bir gün birincisi sonra ikincisi sonra üçüncüsü şeklinde çalıştık. Yetmedi gece yine bu üç bölümde aralıksız mücadele ettik. Çok yol kat ettik. Allah izin verirse önümüzdeki dönem sinek sorununu daha minimum seviyeye indireceğiz. Zaten Büyükşehir’in çalışmaları da bu yönde. Tamamen kurutmak istiyoruz. Üstünde titizlikle durduğumuz konulardan birisi de bu.

‘TOSMUR’DA BİRİNCİ BELLİ, İKİNCİ DE BELLİ’

-Burak Öztunç: Bir önceki ara seçimde 5 aday vardı, bu defa 2 adaylı bir seçim var Tosmur’da. Bir önceki seçimde “Beş aday var ama birinci belli, biz ikinciyi merak ediyoruz.” demiştin. Bu defa ne olacak sonuç?

-Yakup Gündoğan: Bu seçimde dememe bile gerek yok. Birinci yine belli. Bu milletin teveccühü ile açık ara bakın açık ara birinci olacağız. Tüm halkımız yanımda oldu ve olmaya devam ediyor. İkinci de belli zaten çünkü başka aday yok. Bu konuda da yapacak bir şey yok. Tosmur Mahallesi’nde yaşayan tanıdığım ve tanımadığım herkese gönlüm istiyor ki tek tek misafirleri olayım. Tosmur Mahallesinde ki herkesi tanımak isterim, evlerine misafir olmak isterim. Keşke diyorum yaptıklarımızı anlatabilsem, yapacaklarımı anlatabilsem onlara çok mutlu olurum. Ama tanıyan da tanımayan da herkes benim niyetimi biliyor, kişiliğimi biliyor ve bunlar çok önemli Burak. Ben 51 yaşındayım hiç çıkar gözetmedim. Asla bir işi karşılıklı yapmadım ve asla da yapmam. Allah o günleri bana göstermesin.

‘BENİ KARALAMAYA ÇALIŞIYORLAR’

-Yakup Gündoğan: Seçimlerle alakalı bir şeyler daha söylemek istiyorum. Ortada bir sürü laf dolaşıyor ve beni karalamaya çalışıyorlar. Hakkımda birçok yanlış dedikodu çıkarıyorlar. Yakup Muhtar zorla oy istiyormuş diye bile laf çıkardılar. Bunu kulak arkası yapıp geçiyorum. Çünkü millet beni biliyor, kimseye terbiyesizlik yapmam, kimsenin oyu için kimseyi zorlamam. Kimsenin oyunu zorla alamasın zaten, bu demokratik bir seçim. İsterse benim kardeşim bile bana oy vermeyebilir ve asla da ona kızmam. Arkadaşım oy vermeyebilir. Onlara asla kızmam çünkü kızmaya hakkım yok. Senin var mı Burak? İnsanların en doğal hakkı gidecek ve özgürce oyunu kullanacak.

‘ZAFER GÜREL SAHTE EVRAĞI İMZALATMAYA ÇALIŞTI’

-Yakup Gündoğan: Sana bir olay daha anlatayım. Bunun üstünde durarak anlatıyorum. Zafer Gürel’in bir tanıdığı var. Bunun bir yerinden yol geçmiş ve devletten para alacakmış. O kişinin hanımı geldi ve bana dedi ki “muhtarım bir belge var imzalanması gerekiyor” dedi. Tamam dedim halledelim yazıyı bir okudum ve okurken dikkatli okurum çünkü bu konu önemli sonuçta muhtarlığın mührünü basıyoruz imzamızı atıyoruz. Tam imza atacağım baktım bir isim yanlışlığı var. Zamanında bu hanıma tam hatırlamıyorum ama galiba ‘Kiraz’ diyorlarmış lakap olarak. Tapuya da isim o şekilde girilmiş. Yani isim tapu da değişik, kimlikte değişik. İsmi değişik olunca fark ettim ben bunu ve dedim ki, “Bu ismi mahkemeye verini, değiştirin, düzeltin öyle imzalayalım.” dedim. Çünkü bu sahtekarlığa girer ve gerçekten de öyle isim değişikliğini bile bile imza atabilir misin? atılmaz. Zafer Gürel bana dedi ki, “Abi bu imzayı atıver bir şey olmaz ihtiyaçları var.”  Kardeşim kendilerine dedim ki, “Ben bu parayı size vereyim gerekirse ama ismi düzeltip öyle atalım imzayı çünkü bu sahtekarlığa girer.” dedim. Zafer Gürel, sahte evrağa imza atmadı diye Cumhurbaşkanlığına CİMER’e şikayet etti. Yetmedi gitti Kaymakamlığa şikayet etti. Bu konu yüzünden gittim ifade verdim ben. Kaymakamlığa gittim evrağı gösterdim ve “Siz buna imza atıyorsanız altına yazın sorumluluk biz de diye ben mühürlüyüm ondan sonra imzalıyım.” dedim. Biz bunu yapamayız suç dediler. Siz atamasanız ben nasıl atayım? Savcılığa gittim, sordum, “Bu evrağı ben imzalasam ne olur diye.” Çok şey olur senin muhtarlığı bile düşer dediler. Sahte değil evrak ama isim yanlışlığı varken imza attığın için muhtarlığın bile gider bu suçtur dediler. Lakabı ile yazılmış tapuya yani gerçek adı değil. Bu imzayı atmadım diye, bu konuyu bile seçimde kullanıyorlar. Bu yanlış evrağı bana imzalatacak kişi olan Zafer Gürel şimdi benim karşımda bana rakip olarak aday.

‘BİR KİŞİ DESİN BEN BU İŞİ BIRAKIRIM’

-Yakup Gündoğan: Tekrar ediyorum, eğer bir kişi desin ki Yakup Gündoğan beni tehdit etti oy istedi diye ben bu işi bırakırım. Benim zaten muhtarlıktan herhangi bir beklentim olmadığı gibi zararım var. Sadece benim aşkım bu mahallenin eksiklerini bitirmek. Alanya’da varsa, bizde de olacak kardeşim. Kestel’de varsa Oba’da varsa bizde de olacak. Niye olmasın? Bunları alacağız. Ele ele vereceğiz bunları alacağız.

‘SLOGAN BİLE BULAMAYAN ADAM TOSMUR’A NE YAPABİLİR’

-Yakup Gündoğan: Komik bir şey daha anlatayım bak sana. 4 Haziran’da muhtar olunca ilk olarak bin tane sandalye aldım. 100 tane de masa aldım ve ücretsiz veriyorum vatandaşlara bunu. Kırılanın parasını bile almadım. Düğüne veriyorum kırılıyor, olsun diyorum insanlık halidir. Onun parasını bile almadım ben adam broşürüne yazmış ki “Muhtar olursam sandalyeyi bedava vereceğim.” diye. Bunlar çok komik şeyler. Ben ‘El Ele’ diye bir slogan buldum. Ele ele verelim mahallemiz için, birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için çalışalım diye. Ya benim broşürüm çıktıktan sonra o da aynı ‘El ele’ sloganı ile kendisine broşürler yaptı. Broşürüne koyacak slogan bile bulamayan birisi bu mahalleye ne yapabilir ben onu söylüyorum. Broşürümüzü bile çaldı adam ya gülüyorum gerçekten.

’ÇAY ARABASI ALMAK İSTİYORUZ’

-Yakup Gündoğan: Bu sandalye ve masa işini hallettik şimdi bir hedefimiz daha var. Düğünümüz, nişanımız, cenazemiz, toplantımız oluyor mahallede. Şimdi bir çay arabası alalım diyoruz. En düşüğü kiralaması günlük 150 Lira. O parası olmayan vatandaşlarımız var. Bakın ben neleri gözetiyorum. Dedim ki, “Bu sene 13 15 bin Lira’ya arabalar var çay arabası yapabileceğimiz. Bunlardan birini alalım. İçine son sistem çay ocağını koyalım, Tosmur Mahalle Muhtarlığı’ diye de üstüne yazalım. Düğünü mü var, cenazesi mi var gidelim tüpünü çayını şekerini verelim. Buyur kardeşim kaç gün lazımsa kullan.” Bu paranın da 7-8 bin Lirasını topladık en kısa sürede bu hedefimizi gerçekleştireceğiz. Ben bunların peşindeyim. Ben milletin yanında olmaya kendimi adadım ve adamaya devam edeceğim.Bilenler beni biliyor zaten anlatamama da gerek yok.

‘BURADAN BU İSİMLERİ RESMEN ŞİKAYET EDİYORUM’

-Yakup Gündoğan: Bana vatandaşlarımız gelip her şeyi sorabilir. Dimçayı yolunun ilk kısmı mesela kenarları evet çok güzel yapıldı duvar örüldü ama tamamen her şey düşünülmeyince eskisinden daha kötü oldu. Devlet Su İşleri’nde bundan sorumlu Ayşe Hanım var, Manavgat’ta Şevki Bey var, Antalya’da Ceyhun Bey var. Bunlarla kaç defa görüştüm. Bu konuyu dile getirdim. Bakın burası çok kötü, burayı temizlememiz lazım. Kestel’le Tosmur’u bağlayan güzel bir yer dedim iki tarafında parklar var ama otlar uzadı dağ gibi oldu sinek yuvası burası buna çözüm bulalım dedim. Tamam, tamam tamam başka bir şey dedikleri yok. Bir senedir uğraşıyorum hala gelen giden yok. Bunları gerekli mercilere resmen şikayet ediyorum. Buradan resmen bir şikayettir bu sözlerim.

‘CENAZE KONUSUNDA ÖZELLİKLE HASSASIM’

-Yakup Gündoğan: Sende Tosmur Mahallesi’nde yaşıyorsun Burak ve ben de sana soru sormak istiyorum. Tosmur Mahalle muhtarından memnun musun bir eksiğimiz var mı?

-Burak Öztunç: Ben yorum yapmayayım abi seçim döneminde.

-Yakup Gündoğan: Bir eksiğimiz var mı? Ben bu soruyu herkese soruyorum. Eksiklerimizi göremediğim şeyleri insanlar bana söylüyor bende onu tamamlamak istiyorum. Mesela kaldırımlara engelliler çıkarken zorluk yaşıyordu bana söylediler bunu birçoğunu hallettik. Buradan engelli kardeşlerime de duyuruyorum en kısa sürede tamamını bitireceğiz bu çalışmaların. O yüzden sana soruyorum.

-Burak Öztunç: Ben sadece şunu söylüyüm, geçtiğimiz günlerde bir cenazemiz vardı biliyorsun ve o aşamada sanki cenaze seninmiş gibi sahiplendiğin ve her şeyimize koşturduğun için teşekkür ediyorum sana.

-Yakup Gündoğan: Cenaze hepimizin cenazesidir. Gelin çıkmayan ev olur ama cenaze çıkmayan ev olmaz. Biz topraktan geldik yaşadık ve her canlı gibi ölümü tadacağız. Ölüye saygısı olmayanın kimseye saygısı olmaz. Bizim büyüklerimizden gördüğümüz bu. Tabi ki acısı olan vatandaşlarımızın yanında bütün gücümüzle olacağız. Maddi durumu olan var olmayan var. Olmayanı tamamlayıp rahmetlinin arkasından yapacağımız görevleri birlikte yapmamız şart zaten. O kişi gariban diye yapmamak gibi bir durum yok ve yapacağız. Bu biz Müslümanların en büyük özelliğinden birisi bu dayanışmadır. Ben de bu konuyu çok önemli görüyorum gerçekten bilmiyorum ama bu konuda hassasım.

‘ADEM BAŞKANA DUYURULUR, ÇOCUKLARIM KAYKAY PARKI İSTİYOR’

-Yakup Gündoğan: Özellikle bir konunun daha üzerinde durmak istiyorum. Çocukları çok seviyorum. Onlar bizim geleceğimiz. Samimi söylüyorum önüne gelen çocuğa sor, muhtarı tanır mısınız diye. Kız çocuklarımızın hepsi benim gelin kızım, erkek çocuklar da asker arkadaşım. Bana böyle sesleniyorlar öyle muamele yapıyorlar. Geçen gün iki kız çocuğumuz geldi kaykay yapıyorlardı ve dediler ki muhtarım dediler biz kaykay istiyoruz. Dedim tamam hemen alayım yok muhtarım dediler biz kaykay yapacağımız yer istiyoruz dediler. Dedim ki bu benim elimde değil ama bunu görüşeceğim sizlere ve Tosmur Mahallemize bir kaykay parkı yapacağım diye iki küçük kızımıza söz verdim. Buradan da Adem Başkana duyurulur.

‘5 YILDA MAHALLEMİZ ADINA ÇOK GÜZEL ŞEYLER OLACAK’

-Burak Öztunç: Sandığa giden Tosmur halkına söyleyecek bir şeyleriniz var mı?

-Yakup Gündoğan: Tüm Tosmur halkına çok teşekkür ederim. Gerçekten gönülden teşekkür ederim. Ben Yakup Gündoğan olarak, Tosmur Mahalle muhtarı olarak, gece gündüz, telefonumu hiç kapatmadım. Herkes bana ulaşmıştır. Bir kişi bana Yakup Gündoğan’ı aradım ama ulaşamadım, görüşemedim demez. Olur, bazen yaylaya gidiyorum telefon çekmiyor o an ulaşamıyorlar onlardan da özür dilerim ama geri dönüşü mutlaka sağlıyorum. Tüm halkımızın desteklerini bekliyorum. Desteklerinin karşılığını da vermek istiyorum. 20 ayda yaptığımı herkes gördü ve biliyorlar, geliyorlar teşekkür ediyorlar, arıyorlar. 5 sene de neler yapabilir şimdi onu planlıyoruz. Allah izin verirse bu beş yılda mahallemiz adına çok güzel şeyler olacak. Ben herkese tekrar tekrar teşekkür ediyor ve saygılarımı sunuyorum.

-Burak Öztunç: Değerli zamanınızı bize ayırdığınız için teşekkür ediyorum iyi çalışmalar diliyorum.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.