MUTFAKTA YANGIN VAR


Hüseyin Taşer

Hüseyin Taşer

16 Mayıs 2020, 13:47

Dünyayı tehdit altında tutan pandemi, bulaşıcı hastalığın yeni tip kovid-19 denen koronavirüs ile hızla yayılması, kış ortası görülmeye başlaması, turizm sezonu öncesini kapsaması mutfaktaki yangını katlamıştır. Turizm bölgelerinde faturası ağır olmakta, orta ve dar gelirli aileleri yoksullaşmış, işletmeciyi beklenmedik ölçekte sarsmıştır…

Turizm emekçilerinden berberine, her türlü alt tabaka esnafın kapattığı kepenkler mutfağı alt-üst etmiştir. Turizm sezonu sonrasında tüm iş yerleri ve çalışanlar sezon başını bekledikleri anda salgın ve sokağa çıkma yasağı ile karşılaşınca el-mahkûm mutfağı alev almıştır…

Yardımlar yapılmış, tedbir paketleri açıklanmıştır ama realite çok daha farklı seyretmektedir. Yapılmak istenen yardımlar iktidar ve muhalefet atışmasına dönüşmüş, toplum gerilmiş, siyasi şov sosyal alanda halkla adeta dalga geçmiştir. Türkiye dünyayı sarsan salgın sürecinde bile politikanın nefret dilinden sıyrılamamış, kucaklaşma, kaynaşma, kardeşlik hukukunu masaya getirememiştir. Süreçte politika inandırıcılığını yitirirken “bilim” güven kazanmıştır!..

Devlet içinde devletleşme ve paralel devlet yapılanmaları mealindeki politika seçmen tabanını çok rahatsız etmiş, devletin kurumlarını adeta çatıştırmış, yangını körüklemiştir. Yukarıdakiler unutmasınlar ki Ankara’da liderler arası kullanılan her kelime en ücra köşedeki taşrada yankı bulmakta ve toplumu germekte, mutfağını sallamaktadır…

Bu dönemde darbe almayan hiçbir sosyal dilim yoktur. İşçi, memur, işveren, köylü, kentli, esnaf vs. her kesim payına düşen sıkıntının büyümesiyle plan ve programlarıyla çıkılması güç bir yola girmişledir. Şu günlerde hâlen kaçıncı dalga korona virüs yaygınlaşması endişesiyle bir ay sonrasını görememektedirler. Her ne kadar hükümet normalleşme takvimi açıklasa da bunun moral değerlerine yönelik davranışlar olduğu sanılmaktadır…

Eğiti ve öğretim kurumlarının durumu bellidir. Öğrenciler stres ve sıkıntı içinde sınava hazırlanmaktadırlar. Umutla yürünen yollarda ilerledikçe umutsuzluk diz boyu stresi arttırmaktadır.  Türk siyaseti birleştirici, kucaklayıcı kapsamlı bir devlet politikası ile istikrarlı politikalarda yakınlaşmadığı sürece vahim gelişmelere tanık olunacaktır.

Elektrik, su, doğal gaz faturaları hem kabarmış, hem de ödeme erteleme yapılamamıştır. Vatandan yardım yapılmasını beklerken adeta gırtlağından sıkılmış, boş cüzdanlar faizlerle delinmiştir. Kamu kurumları üç ay tahsilatı ertelese paket ve maddi yardımlardan daha çok hora geçerdi. En sağlıklısı ve yararlısı “askıda fatura, bakkal defteri” ödemeleri olmuştur!..

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.