MEÇHULE YOLCULUK


Hüseyin Taşer

Hüseyin Taşer

20 Mart 2020, 15:58

Bu günkü halimiz evde pineklemektir. Bölge; öyle anda töngeye düştü ki Rusya ile varılan Suriye iç savaşı ile ilgili ateşkes sürecinde yeşermesi beklenen turizm umudu koronavirüsün ölümcül ve salgın belasının hızla dünyayı sarması ve ülkemize de sıçramış olması nedeniyle ortaya çıkan acil durum insanlığa ülkesine ve evine hapsolma mecburiyeti getirmiştir…

Herkes tedirgindir. Tedbir elden bırakılmamalıdır. Uzmanların açıklamalarına, hükümetin kararlarına uyulmalıdır. Toplumu ölüme sürükleyen sebebin sadece virüs olmayacağı, iktisadi durumların, sosyal eylemlerinde etki sahasına girdiği de açıktır. Alınan tedbir ve uygulamalara hızla adapte olan vatandaşların bilinci ise vakanın yatışmasında umut verici niteliktedir…

Dünya şok altadır. Yayılan virüs nedeniyle ölüm oranları hızla artarken zengin, fakir, politikacı ayırımı da yoktur. Uluslararası ilişkilerde üst düzey yöneticiler potansiyel risk altındadır. Virüsün yayılma noktası taşradan kente değil, kent sosyal yaşamından taşraya sıçrama olasılığındadır. Yüzlerce umreci karantinaya alınış, uçak seferleri durdurulmuş, yollar giriş çıkışlara kapatılmıştır. Umrecilerin karantina sürecinde serzenişleri yersizdir, bu sabır işidir…

Ülke ve bölgeleri tehdit eden bulaşıcı ve ölümcül hastalıklara tarihte de rastlanmaktadır. Tüm dünyayı anında evine hapseden, sokağa çıkma engeli koyan böylesi görülmemiştir. İnsan yanında iktisadını da vurmaktadır. Turizm sektörünü linç etmiş, üreticiye sekte vurmuştur…

Hükümetin açıkladığı tedbir paketi ise küçük esnafta heyecan yaratmamıştır. Konut kredisi faizleri ile uçuşta KDV indirimi gülünç kalmıştır. Emeklilere yapılan artış, ikramiye, promosyon ödemeleri en verimli karardır. Altı aydır kış uykusundaki turizm esnafı tam sezona giriş hayalinde iken sezonun ertelenmesi, rezervasyon iptalleri bölgenin belini bükmüştür…

Turizm sektörünün tüketici kafileler ayağını çekince kırsaldaki üretim mekanizmaları da durmuş, üretilen ürünlerin satışını dumura uğratmıştır. Vatandaş ve devlet her taraftan virüsün kuşatması altındadır. Dün kucaklaşan, sarılan sevgililerin arasına mesafe girmiştir. Evdeki aile darmadağınıktır. Herkese, potansiyel virüs taşıyıcısı niteliğindedir. Bu tür mutasyonlarda kimyasal savaşın tehdit ve tehlike boyutu da düşünülmektedir…

Ucube hayallerin peşinde meçhule uzanıp gidiyoruz. Yarınlardan endişe duymamak elde değildir. Hükümetin erken teşhis ve tedbiri umut olmaktadır. Dileğimiz tez elden geçişmesidir. Denir ya “insan için en tehlikeli yaratık kendisidir!..” Mikrobu ucube hayaller mi üretiyor ki…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.