İSLAM DÜNYASININ ŞİFRESİ


Berker Pakna

Berker Pakna

Okunma 19 Mart 2015, 00:00

Fetihler yaşandıkça, fatihler yetişmekte, ilim, irfan yuvaları kurulmakta, Nizam-ı Alem idealine gönül veren Türk Fikir Hareketleri gelişmekte, yaygınlaşmakta; halk barış, özgürlük ve huzura kavuşmakta idi. Türk-İslam medeniyeti tarihinin gerçekleri bunları göstermekteydi. İslam; barış dini, Müslüman da barışın elçisi sıfatıyla huzura katkı sağlamaktaydı… İslam ülkelerinin içine düştüğü kaos ortamı her şeyi altüst etti. “Müslüman;” kelle koparan, kitlesel katliam yapan, kendisinden olmayana hayat hakkı tanımayan vahşi bir canavar olarak anılmaya başlandı. İslam inancına saldırının temel nedeni “Müslümanlar” gösterilmek durumuna düştü. İslam dünyasının şifresi çözümsüzlüğe yöeneldi… Vahşi kapitalizmin üretimi azgın ve kindar evlatlar canavarlığın adına Müslüman topraklarında “İslam” deyince her şey karmakarışık bir durum aldı. İslamiyet’in böyle olmadığını Müslüman olmayan topluluklar savunmaya başlayınca da İslam ülkelerinde ve diğer Müslümanlar arasında “fetva devri” başlatılmış ve çeşitli ülkeler Ortadoğu Bataklığındaki savaşın şifresini çözmek için yoğun gayret göstermektedirler. Soğuk ve sıcak savaşlar, din ekseni üzerinden kültür savaşlarına yönelmektedir. Dünya ülkelerinin çıkar hesaplarına yönelik politikalarının kinleştirdiği savaşa uydurulan kılıfın Ortadoğu’daki adı İslam’la anılır olmuştur. Halbuki dinler tarihi bir bütündür. Hiçbir ilahi dinde savaşı öneren ayet ve hadislere rastlanmamaktadır. İslam dahil; dinlerin ortaya koyduğu savaş düşüncesi barış ve savunma için “müdafaa” anlamında yapılan tavsiyelerdir… Avrupa ülkelerinin Ortaçağ karanlığında yaşadığı “din savaşları” adı verilen mezhep kavgalarına günümüzde İslam dünyası kapılmıştır. Klan kavgalarını, aşiret dedikodularını, etnik hırçınlığı din ile bağdaştırmak suretiyle emperyalizmin maşalığının yapılmasını anlamak mümkün de değildir. Hangi din, kardeş kavgasını “cihat” diye nitelendirmekte veya teşvik etmektedir? Böyle bir İlâhiyat’a rastlamak ve inanmak mümkün müdür? İslam dünyasında, Müslüman’ın Müslüman’la Müslüman’a karşı yürüttüğü savaşı hangi ulema “cihat” kelimesiyle izah edebilir. Aklını yemiş olmalıdır!.. Ortadoğu halkları gözünü, kulağını, gönlünü açmalıdır. İslamiyet’in cami-cemaat mantığının ötesinde uhrevi ve dünyevi kavramlarla insanlığa insanîliğin göstergesi, hakikat ilminin, gerçek ilmin ta kendisi olduğu bulgusuna varılmalı ve insanlığın yeniden kaynaşmasına imkân sağlayacak seviyede yeni algılarla yüceltilmelidir… İslâm bilginlerinin dayandıkları söylemlere göre dünyada herkes halifedir. O’nu temsil eder. Özünü temsilde yanlışı bulunanların Onu temsil ettiğini ifadesi ve keyfiliği İlahi emir sıfatıyla halka yutturmaya çalışmanın gereksizliğinin kavranması seviyesinde vatandaş bilgiye ulaşmalıdır… Melek görünümündeki şeytan bugün hedefine ulaşmak istemekte, Müslümanları lanet toplumu şekline büründürmektedir. İslami savaş, Müslümanların içine düştüğü; İslam dünyasını yakıp kavuran kahredici teccal işidir. İnsanlığın barışa ve İslam’la buluşmaya ihtiyacı da her geçen gün artmaktadır. Dünyanın, gerçek İslam arayışına yönelişi İslam dünyasının zafiyetindendir… Ortadoğu savaşının şifresi İslamî değil; yeni bir Kerbela vakasıdır. Her gurubun arkasında da aynı güçlerin ittifakı söz konusudur. Türk ülküsünün aydınlık geleceğini göremeyenlerin düşülen kapanlardan kurtuluşa uzanma şansı da olmayacaktır. Kaos büyütülmekte, bataklık derinleştirilmektedir. Adımlar bundan böyle daha sağlıklı atılmalıdır!.. Bu günlerde dünya siyasetini gözden geçirince Ortadoğu bataklığının “İslam” merkezi olmadığı; İslam öğretisinin gözden geçirilmesi gerektiği konusunda Müslüman olmayan insanlar ve ülke liderleri “İslam ve Müslüman”ı tanımlamada Müslüman ülkelerden ve İslam alimlerinden açıklama belemektedirler. İslam dünyası içine düştüğü bataklıktan çıkartılmalıdır. Türk aydınlarının tarihin derinliğinden gelen milli karakter ve dini inanç sistemini dünya kamuoyu ile paylaşacak ölçekte tanıtılması ve Ortadoğu gerçeğine açıklık getirilmesi yönünde gönül seferberliğine çıkmalıdır. Dünya’da ve etrafımızda olup bitenlerden Türk Milleti haberdar edilmeli, yeni bir diriliş ve uyanış hareketi başlatılmalıdır!...  
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.